Zeynep Hikayeleri — Dilek Altun Dede

Zeynep Hikayeleri
Dilek Altun DedeCinius Yayınları
Zeynep Hikayeleri
Dilek Altun DedeHatırla hatırla bitmez hâtıralar Aklımız kalbimiz onlarla dolu Kimi elmalı kurabiye gibi tarçınlı bol cevizli içi Kimi acı kara kara biberli İki gözümüz iki çeşmeli Hayat dediğimiz bir gün biten iyi ki biten bir uyku gerçeklere uyandığımız İyisi mi kırpıp kırpıp hikâye yapmalı bu hâtıraları bir şey sanıp anlatmalı Tabii ki kendimiz hep haklı Allayıp pullayıp yaraları bereleri Bire bin katıp Nasıl işimize gelirse öyle artık Böylece kendi kendine konuşmaktan kurtulur insan kendi kendine yazan olur Cümleler toplanır bir araya acıları sevinçleri paylaşmak için bahane olur Hem belki bir muhabbet olur

Cinius Yayınları
Hatırla hatırla bitmez hâtıralar Aklımız kalbimiz onlarla dolu Kimi elmalı kurabiye gibi tarçınlı bol cevizli içi Kimi acı kara kara biberli İki gözümüz iki çeşmeli Hayat dediğimiz bir gün biten iyi ki biten bir uyku gerçeklere uyandığımız İyisi mi kırpıp kırpıp hikâye yapmalı bu hâtıraları bir şey sanıp anlatmalı Tabii ki kendimiz hep haklı Allayıp pullayıp yaraları bereleri Bire bin katıp Nasıl işimize gelirse öyle artık Böylece kendi kendine konuşmaktan kurtulur insan kendi kendine yazan olur Cümleler toplanır bir araya acıları sevinçleri paylaşmak için bahane olur Hem belki bir muhabbet olur

Cinius Yayınları
Hatırla hatırla bitmez hâtıralar Aklımız kalbimiz onlarla dolu Kimi elmalı kurabiye gibi tarçınlı bol cevizli içi Kimi acı kara kara biberli İki gözümüz iki çeşmeli Hayat dediğimiz bir gün biten iyi ki biten bir uyku gerçeklere uyandığımız İyisi mi kırpıp kırpıp hikâye yapmalı bu hâtıraları bir şey sanıp anlatmalı Tabii ki kendimiz hep haklı Allayıp pullayıp yaraları bereleri Bire bin katıp Nasıl işimize gelirse öyle artık Böylece kendi kendine konuşmaktan kurtulur insan kendi kendine yazan olur Cümleler toplanır bir araya acıları sevinçleri paylaşmak için bahane olur Hem belki bir muhabbet olur

Cinius
Hatırla hatırla bitmez hâtıralar Aklımız kalbimiz onlarla dolu Kimi elmalı kurabiye gibi tarçınlı bol cevizli içi Kimi acı kara kara biberli İki gözümüz iki çeşmeli Hayat dediğimiz bir gün biten iyi ki biten bir uyku gerçeklere uyandığımız İyisi mi kırpıp kırpıp hikâye yapmalı bu hâtıraları bir şey sanıp anlatmalı Tabii ki kendimiz hep haklı Allayıp pullayıp yaraları bereleri Bire bin katıp Nasıl işimize gelirse öyle artık Böylece kendi kendine konuşmaktan kurtulur insan kendi kendine yazan olur Cümleler toplanır bir araya acıları sevinçleri paylaşmak için bahane olur Hem belki bir muhabbet olur Dilek ALTUN DEDE

Cinius Yayınları
Sevdiklerim yaşadıklarını anlattılar zaman zaman Anılarını paylaştılar Hepsi öyle güzeldi ki unutmaya kıyamadım Yazdım ki onlara bir şey olmasın Emanetti bana bu anlatılanlar Yıllarca özenle korudum Şimdi size emanet hikâyeler oldular Zeynep kim derseniz bir öğretmen aslında Bu kitap da onun Veli toplantısı

Cinius Yayınları
Galiba yağmurlu bir kış günüydü Her gün aldığım gazetenin Pazar ekinde çok da dikkatimi çekmeyen şu düzenli aralarla tekrarlanan Boğaz daki köşklerle ilgili yazılardan birini gördüğümü anımsıyorum Onlar ve onların mevcut sahipleri mirasçıları mirasyedileri bunların arasındaki miras kavgaları vesaire vesaire Üstünkörü okumuştum o yazıyı Neymiş ne olmuş falan Boğaziçi nin yalılarını çok da iyi tanıdığım söylenemez En azından karşı kıyıdakileri Tabii kime göre karşı Bana göre Yıllarca Avrupa yakasında oturan Boğaz ı dört mevsim Sarıyer den Beşiktaş a kat eden bana göre Bu da hiç tanımadıklarımdan biriydi ve esasen bir yalı değildi Âtıf Paşa Köşkü ymüş adı Fakat önünde başka bir yapı yoktu Anlayacağınız tıpkı Avrupa yakasındaki mâzinin bazı yalıları gibi ona da yalı adı takılabilirdi Köşk ağaçlar arkasında saklanmıştı ve kıyıdan bir hayli gerideydi Dolayısıyla ara sıra yaptığım Boğaz gezilerinde gözüme çarpmamış olmasına hiç şaşırmamıştım Efendim ailenin oğlu köşkün fazla büyük olduğunu masrafının çok olduğunu ailenin artık orada yaşamaktan eskisi gibi hoşlanmadığını gerekçe göstererek orayı otele çevirmeye karar vermiş ve köşkün önünü açmak istemiş Onun ifadesiydi bu Geleceğinin hedeflediğimiz kadar parlak olabilmesi için onun önünü açmaya karar verdik demişti alaycı bir gülüşle Konu tam da bu minval üzereydi Köşkü gözlerden saklayan önündeki ağaçları kesmişti

Cinius Yayınları
Sevdiklerim yaşadıklarını anlattılar zaman zaman Anılarını paylaştılar Hepsi öyle güzeldi ki unutmaya kıyamadım Yazdım ki onlara bir şey olmasın Emanetti bana bu anlatılanlar Yıllarca özenle korudum Şimdi size emanet hikâyeler oldular Zeynep kim derseniz bir öğretmen aslında Bu kitap da onun Veli toplantısı

Cinius
Sevdiklerim yaşadıklarını anlattılar zaman zaman Anılarını paylaştılar Hepsi öyle güzeldi ki unutmaya kıyamadım Yazdım ki onlara bir şey olmasın Emanetti bana bu anlatılanlar Yıllarca özenle korudum Şimdi size emanet hikâyeler oldular Zeynep kim derseniz bir öğretmen aslında Bu kitap da onun Veli toplantısı