MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Zihin Haritaları — Halit Payza

Zihin Haritaları
285,00
GenelPsikolojiAraştırma İnceleme

Zihin Haritaları

Halit Payza

Kekeme Yayınları

345 sf.
13x21
Pelikan KitabeviEn ucuz

Zihin Haritaları

Halit Payza

Ütopya ya da distopyaları yazanlar onların materyalist temelleri üzerinde pek durmazlar Oysa ütopyalar ya da distopyalar nasıl adlandırılırsa adlandırılsınlar gerçekten de düşsel dizgeler değillerdir soyut değil somutturlar ve somutluklarını gerçekliklerinden alırlar Ütopyalar ve distopyalar insanoğlunun zihin haritalarında hayal güçlerinin sınırlarında gerçek ya da gerçek olabilecek kurgular Ütopyoların da distopyaların da toplumsal karşılıkları bulunur Biri toplumsal gerçeklikleri yarına ilişkin beklentileri yansıtır diğeri daha beter bir geleceği kaygıları Uygarlık tarihine baktığımızda ütopyalar insanların daha adil daha özgür daha mutlu bir yaşam arayışının daha iyi toplum düzenine ilişkin umutları simgelerken distopyalar insanlığın kendini yok edişini teknolojinin denetiminin yitirilmesi halinde insanlığın köleleştirebileceğini toplumsal yozlaşmanın bireyi toplumu çevreyi evreni felakete sürükleyebileceğini simgeler Distopik ütopik manifestoların ideolojik kökenleri felsefi siyasi kuramlara dayanır Kurgusal olarak önümüze çıkan her distopik ya da ütopik yapıtın kökeni toplumsal ideolojilerdir Nitekim ütopyalar ve distopyalar kimi örnekleriyle bütünüyle kusursuz biçimde kendilerini temsil etmese de bu ideolojilerin gerçekleşebileceği varsayılan ya da gerçekleşmesinden kaçınılan ütopya ya da distopyalardır Bu nedenle Zihin Haritaları Ütopya ve Distopyaların Toplumsal Kökenleri bütün felsefi ve ideolojik sistemleri içermek gibi bir sav taşımıyor Aksine yazılanların yanında oldukça alçakgönüllü kalıyor Okyanus içinde bir damla belki Her ütopya her distopya somut bir felsefi ve ideolojik gerçekliğe dayanıyor Ütopyaların bugüne değin hiçbir yerde gerçekleşmemiş olması gerçekleşmeyeceği anlamına gelmiyor Gerçekleşmemesi zaten distopyanın gerçekleştiğinin somut kanıtı Distopyaların gerçekleşmiş olması da hep öyle olacağının kanıtı olarak da düşünülemez Çok basit biri varsa öteki yoktur Yeryüzü ya ütopyadır ya da distopya

BKM Kitap
301,50

Kekeme Yayınları

2025345 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Ütopya ya da distopyaları yazanlar onların materyalist temelleri üzerinde pek durmazlar Oysa ütopyalar ya da distopyalar nasıl adlandırılırsa adlandırılsınlar gerçekten de düşsel dizgeler değillerdir soyut değil somutturlar ve somutluklarını gerçekliklerinden alırlar Ütopyalar ve distopyalar insanoğlunun zihin haritalarında hayal güçlerinin sınırlarında gerçek ya da gerçek olabilecek kurgular Ütopyoların da distopyaların da toplumsal karşılıkları bulunur Biri toplumsal gerçeklikleri yarına ilişkin beklentileri yansıtır diğeri daha beter bir geleceği kaygıları Uygarlık tarihine baktığımızda ütopyalar insanların daha adil daha özgür daha mutlu bir yaşam arayışının daha iyi toplum düzenine ilişkin umutları simgelerken distopyalar insanlığın kendini yok edişini teknolojinin denetiminin yitirilmesi halinde insanlığın köleleştirebileceğini toplumsal yozlaşmanın bireyi toplumu çevreyi evreni felakete sürükleyebileceğini simgeler Distopik ütopik manifestoların ideolojik kökenleri felsefi siyasi kuramlara dayanır Kurgusal olarak önümüze çıkan her distopik ya da ütopik yapıtın kökeni toplumsal ideolojilerdir Nitekim ütopyalar ve distopyalar kimi örnekleriyle bütünüyle kusursuz biçimde kendilerini temsil etmese de bu ideolojilerin gerçekleşebileceği varsayılan ya da gerçekleşmesinden kaçınılan ütopya ya da distopyalardır Bu nedenle Zihin Haritaları Ütopya ve Distopyaların Toplumsal Kökenleri bütün felsefi ve ideolojik sistemleri içermek gibi bir sav taşımıyor Aksine yazılanların yanında oldukça alçakgönüllü kalıyor Okyanus içinde bir damla belki Her ütopya her distopya somut bir felsefi ve ideolojik gerçekliğe dayanıyor Ütopyaların bugüne değin hiçbir yerde gerçekleşmemiş olması gerçekleşmeyeceği anlamına gelmiyor Gerçekleşmemesi zaten distopyanın gerçekleştiğinin somut kanıtı Distopyaların gerçekleşmiş olması da hep öyle olacağının kanıtı olarak da düşünülemez Çok basit biri varsa öteki yoktur Yeryüzü ya ütopyadır ya da distopya

Kitap Ambarı
301,50

Kekeme Yayınları

2025
İnce Kapak
Kitap Ambarı

Ütopya ya da distopyaları yazanlar onların materyalist temelleri üzerinde pek durmazlar Oysa ütopyalar ya da distopyalar nasıl adlandırılırsa adlandırılsınlar gerçekten de düşsel dizgeler değillerdir soyut değil somutturlar ve somutluklarını gerçekliklerinden alırlar Ütopyalar ve distopyalar insanoğlunun zihin haritalarında hayal güçlerinin sınırlarında gerçek ya da gerçek olabilecek kurgular Ütopyoların da distopyaların da toplumsal karşılıkları bulunur Biri toplumsal gerçeklikleri yarına ilişkin beklentileri yansıtır diğeri daha beter bir geleceği kaygıları Uygarlık tarihine baktığımızda ütopyalar insanların daha adil daha özgür daha mutlu bir yaşam arayışının daha iyi toplum düzenine ilişkin umutları simgelerken distopyalar insanlığın kendini yok edişini teknolojinin denetiminin yitirilmesi halinde insanlığın köleleştirebileceğini toplumsal yozlaşmanın bireyi toplumu çevreyi evreni felakete sürükleyebileceğini simgeler Distopik ütopik manifestoların ideolojik kökenleri felsefi siyasi kuramlara dayanır Kurgusal olarak önümüze çıkan her distopik ya da ütopik yapıtın kökeni toplumsal ideolojilerdir Nitekim ütopyalar ve distopyalar kimi örnekleriyle bütünüyle kusursuz biçimde kendilerini temsil etmese de bu ideolojilerin gerçekleşebileceği varsayılan ya da gerçekleşmesinden kaçınılan ütopya ya da distopyalardır Bu nedenle Zihin Haritaları Ütopya ve Distopyaların Toplumsal Kökenleri bütün felsefi ve ideolojik sistemleri içermek gibi bir sav taşımıyor Aksine yazılanların yanında oldukça alçakgönüllü kalıyor Okyanus içinde bir damla belki Her ütopya her distopya somut bir felsefi ve ideolojik gerçekliğe dayanıyor Ütopyaların bugüne değin hiçbir yerde gerçekleşmemiş olması gerçekleşmeyeceği anlamına gelmiyor Gerçekleşmemesi zaten distopyanın gerçekleştiğinin somut kanıtı Distopyaların gerçekleşmiş olması da hep öyle olacağının kanıtı olarak da düşünülemez Çok basit biri varsa öteki yoktur Yeryüzü ya ütopyadır ya da distopya Tanıtım Bülteninden

Ucuz Kitap Al
304,00

Kekeme Yayınları

Ocak 2025345 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Halit Payza tarafından kaleme alınan Zihin Haritaları Kekeme Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Zihin Haritaları Halit Payza Kitap Özeti Ütopya ya da distopyaları yazanlar onların materyalist temelleri üzerinde pek durmazlar Oysa ütopyalar ya da distopyalar nasıl adlandırılırsa adlandırılsınlar gerçekten de düşsel dizgeler değillerdir soyut değil somutturlar ve somutluklarını gerçekliklerinden alırlar Ütopyalar ve distopyalar insanoğlunun zihin haritalarında hayal güçlerinin sınırlarında gerçek ya da gerçek olabilecek kurgular Ütopyoların da distopyaların da toplumsal karşılıkları bulunur Biri toplumsal gerçeklikleri yarına ilişkin beklentileri yansıtır diğeri daha beter bir geleceği kaygıları Uygarlık tarihine baktığımızda ütopyalar insanların daha adil daha özgür daha mutlu bir yaşam arayışının daha iyi toplum düzenine ilişkin umutları simgelerken distopyalar insanlığın kendini yok edişini teknolojinin denetiminin yitirilmesi halinde insanlığın köleleştirebileceğini toplumsal yozlaşmanın bireyi toplumu çevreyi evreni felakete sürükleyebileceğini simgeler Distopik ütopik manifestoların ideolojik kökenleri felsefi siyasi kuramlara dayanır Kurgusal olarak önümüze çıkan her distopik ya da ütopik yapıtın kökeni toplumsal ideolojilerdir Nitekim ütopyalar ve distopyalar kimi örnekleriyle bütünüyle kusursuz biçimde kendilerini temsil etmese de bu ideolojilerin gerçekleşebileceği varsayılan ya da gerçekleşmesinden kaçınılan ütopya ya da distopyalardır Bu nedenle Zihin Haritaları Ütopya ve Distopyaların Toplumsal Kökenleri bütün felsefi ve ideolojik sistemleri içermek gibi bir sav taşımıyor Aksine yazılanların yanında oldukça alçakgönüllü kalıyor Okyanus içinde bir damla belki Her ütopya her distopya somut bir felsefi ve ideolojik gerçekliğe dayanıyor Ütopyaların bugüne değin hiçbir yerde gerçekleşmemiş olması gerçekleşmeyeceği anlamına gelmiyor Gerçekleşmemesi zaten distopyanın gerçekleştiğinin somut kanıtı Distopyaların gerçekleşmiş olması da hep öyle olacağının kanıtı olarak da düşünülemez Çok basit biri varsa öteki yoktur Yeryüzü ya ütopyadır ya da distopya Yayınevi Kekeme Yayınları Yazar Halit Payza Sayfa 345 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ocak 2025 Barkod 9786256694439 Kategori Araştırma İnceleme

Kitap Sepeti
306,00

Kekeme Yayınları

2025345 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Ütopya ya da distopyaları yazanlar onların materyalist temelleri üzerinde pek durmazlar Oysa ütopyalar ya da distopyalar nasıl adlandırılırsa adlandırılsınlar gerçekten de düşsel dizgeler değillerdir soyut değil somutturlar ve somutluklarını gerçekliklerinden alırlar Ütopyalar ve distopyalar insanoğlunun zihin haritalarında hayal güçlerinin sınırlarında gerçek ya da gerçek olabilecek kurgular Ütopyoların da distopyaların da toplumsal karşılıkları bulunur Biri toplumsal gerçeklikleri yarına ilişkin beklentileri yansıtır diğeri daha beter bir geleceği kaygıları Uygarlık tarihine baktığımızda ütopyalar insanların daha adil daha özgür daha mutlu bir yaşam arayışının daha iyi toplum düzenine ilişkin umutları simgelerken distopyalar insanlığın kendini yok edişini teknolojinin denetiminin yitirilmesi halinde insanlığın köleleştirebileceğini toplumsal yozlaşmanın bireyi toplumu çevreyi evreni felakete sürükleyebileceğini simgeler Distopik ütopik manifestoların ideolojik kökenleri felsefi siyasi kuramlara dayanır Kurgusal olarak önümüze çıkan her distopik ya da ütopik yapıtın kökeni toplumsal ideolojilerdir Nitekim ütopyalar ve distopyalar kimi örnekleriyle bütünüyle kusursuz biçimde kendilerini temsil etmese de bu ideolojilerin gerçekleşebileceği varsayılan ya da gerçekleşmesinden kaçınılan ütopya ya da distopyalardır Bu nedenle Zihin Haritaları Ütopya ve Distopyaların Toplumsal Kökenleri bütün felsefi ve ideolojik sistemleri içermek gibi bir sav taşımıyor Aksine yazılanların yanında oldukça alçakgönüllü kalıyor Okyanus içinde bir damla belki Her ütopya her distopya somut bir felsefi ve ideolojik gerçekliğe dayanıyor Ütopyaların bugüne değin hiçbir yerde gerçekleşmemiş olması gerçekleşmeyeceği anlamına gelmiyor Gerçekleşmemesi zaten distopyanın gerçekleştiğinin somut kanıtı Distopyaların gerçekleşmiş olması da hep öyle olacağının kanıtı olarak da düşünülemez Çok basit biri varsa öteki yoktur Yeryüzü ya ütopyadır ya da distopya

Ekin Kitap
346,50

Kekeme Yayınları

Ocak 2025345 sf.
Ekin Kitap

Ütopya ya da distopyaları yazanlar onların materyalist temelleri üzerinde pek durmazlar Oysa ütopyalar ya da distopyalar nasıl adlandırılırsa adlandırılsınlar gerçekten de düşsel dizgeler değillerdir soyut değil somutturlar ve somutluklarını gerçekliklerinden alırlar Ütopyalar ve distopyalar insanoğlunun zihin haritalarında hayal güçlerinin sınırlarında gerçek ya da gerçek olabilecek kurgular Ütopyoların da distopyaların da toplumsal karşılıkları bulunur Biri toplumsal gerçeklikleri yarına ilişkin beklentileri yansıtır diğeri daha beter bir geleceği kaygıları Uygarlık tarihine baktığımızda ütopyalar insanların daha adil daha özgür daha mutlu bir yaşam arayışının daha iyi toplum düzenine ilişkin umutları simgelerken distopyalar insanlığın kendini yok edişini teknolojinin denetiminin yitirilmesi halinde insanlığın köleleştirebileceğini toplumsal yozlaşmanın bireyi toplumu çevreyi evreni felakete sürükleyebileceğini simgeler Distopik ütopik manifestoların ideolojik kökenleri felsefi siyasi kuramlara dayanır Kurgusal olarak önümüze çıkan her distopik ya da ütopik yapıtın kökeni toplumsal ideolojilerdir Nitekim ütopyalar ve distopyalar kimi örnekleriyle bütünüyle kusursuz biçimde kendilerini temsil etmese de bu ideolojilerin gerçekleşebileceği varsayılan ya da gerçekleşmesinden kaçınılan ütopya ya da distopyalardır Bu nedenle Zihin Haritaları Ütopya ve Distopyaların Toplumsal Kökenleri bütün felsefi ve ideolojik sistemleri içermek gibi bir sav taşımıyor Aksine yazılanların yanında oldukça alçakgönüllü kalıyor Okyanus içinde bir damla belki Her ütopya her distopya somut bir felsefi ve ideolojik gerçekliğe dayanıyor Ütopyaların bugüne değin hiçbir yerde gerçekleşmemiş olması gerçekleşmeyeceği anlamına gelmiyor Gerçekleşmemesi zaten distopyanın gerçekleştiğinin somut kanıtı Distopyaların gerçekleşmiş olması da hep öyle olacağının kanıtı olarak da düşünülemez Çok basit biri varsa öteki yoktur Yeryüzü ya ütopyadır ya da distopya

Nobel Kitap
369,00

Kekeme Yayınları

2025345 sf.
Nobel Kitap

Ütopya ya da distopyaları yazanlar onların materyalist temelleri üzerinde pek durmazlar Oysa ütopyalar ya da distopyalar nasıl adlandırılırsa adlandırılsınlar gerçekten de düşsel dizgeler değillerdir soyut değil somutturlar ve somutluklarını gerçekliklerinden alırlar Ütopyalar ve distopyalar insanoğlunun zihin haritalarında hayal güçlerinin sınırlarında gerçek ya da gerçek olabilecek kurgular Ütopyoların da distopyaların da toplumsal karşılıkları bulunur Biri toplumsal gerçeklikleri yarına ilişkin beklentileri yansıtır diğeri daha beter bir geleceği kaygıları Uygarlık tarihine baktığımızda ütopyalar insanların daha adil daha özgür daha mutlu bir yaşam arayışının daha iyi toplum düzenine ilişkin umutları simgelerken distopyalar insanlığın kendini yok edişini teknolojinin denetiminin yitirilmesi halinde insanlığın köleleştirebileceğini toplumsal yozlaşmanın bireyi toplumu çevreyi evreni felakete sürükleyebileceğini simgeler Distopik ütopik manifestoların ideolojik kökenleri felsefi siyasi kuramlara dayanır Kurgusal olarak önümüze çıkan her distopik ya da ütopik yapıtın kökeni toplumsal ideolojilerdir Nitekim ütopyalar ve distopyalar kimi örnekleriyle bütünüyle kusursuz biçimde kendilerini temsil etmese de bu ideolojilerin gerçekleşebileceği varsayılan ya da gerçekleşmesinden kaçınılan ütopya ya da distopyalardır Bu nedenle Zihin Haritaları Ütopya ve Distopyaların Toplumsal Kökenleri bütün felsefi ve ideolojik sistemleri içermek gibi bir sav taşımıyor Aksine yazılanların yanında oldukça alçakgönüllü kalıyor Okyanus içinde bir damla belki Her ütopya her distopya somut bir felsefi ve ideolojik gerçekliğe dayanıyor Ütopyaların bugüne değin hiçbir yerde gerçekleşmemiş olması gerçekleşmeyeceği anlamına gelmiyor Gerçekleşmemesi zaten distopyanın gerçekleştiğinin somut kanıtı Distopyaların gerçekleşmiş olması da hep öyle olacağının kanıtı olarak da düşünülemez Çok basit biri varsa öteki yoktur Yeryüzü ya ütopyadır ya da distopya

Pandora
450,00

Kekeme

2025345 sf.
Pandora

Ütopya ya da distopyaları yazanlar onların materyalist temelleri üzerinde pek durmazlar Oysa ütopyalar ya da distopyalar nasıl adlandırılırsa adlandırılsınlar gerçekten de düşsel dizgeler değillerdir soyut değil somutturlar ve somutluklarını gerçekliklerinden alırlar Ütopyalar ve distopyalar insanoğlunun zihin haritalarında hayal güçlerinin sınırlarında gerçek ya da gerçek olabilecek kurgular Ütopyoların da distopyaların da toplumsal karşılıkları bulunur Biri toplumsal gerçeklikleri yarına ilişkin beklentileri yansıtır diğeri daha beter bir geleceği kaygıları Uygarlık tarihine baktığımızda ütopyalar insanların daha adil daha özgür daha mutlu bir yaşam arayışının daha iyi toplum düzenine ilişkin umutları simgelerken distopyalar insanlığın kendini yok edişini teknolojinin denetiminin yitirilmesi halinde insanlığın köleleştirebileceğini toplumsal yozlaşmanın bireyi toplumu çevreyi evreni felakete sürükleyebileceğini simgeler Distopik ütopik manifestoların ideolojik kökenleri felsefi siyasi kuramlara dayanır Kurgusal olarak önümüze çıkan her distopik ya da ütopik yapıtın kökeni toplumsal ideolojilerdir Nitekim ütopyalar ve distopyalar kimi örnekleriyle bütünüyle kusursuz biçimde kendilerini temsil etmese de bu ideolojilerin gerçekleşebileceği varsayılan ya da gerçekleşmesinden kaçınılan ütopya ya da distopyalardır Bu nedenle Zihin Haritaları Ütopya ve Distopyaların Toplumsal Kökenleri bütün felsefi ve ideolojik sistemleri içermek gibi bir sav taşımıyor Aksine yazılanların yanında oldukça alçakgönüllü kalıyor Okyanus içinde bir damla belki Her ütopya her distopya somut bir felsefi ve ideolojik gerçekliğe dayanıyor Ütopyaların bugüne değin hiçbir yerde gerçekleşmemiş olması gerçekleşmeyeceği anlamına gelmiyor Gerçekleşmemesi zaten distopyanın gerçekleştiğinin somut kanıtı Distopyaların gerçekleşmiş olması da hep öyle olacağının kanıtı olarak da düşünülemez Çok basit biri varsa öteki yoktur Yeryüzü ya ütopyadır ya da distopya