Zikir ve Sema Hakkında — Akşemseddin

Zikir ve Sema Hakkında
AkşemseddinH Yayınları

H Yayınları
H Yayınları nda ikinci baskısını yapan Zikir ve Semâ Hakkında Akşemseddîn in hayatı ve eserleri ile ilgili ansiklopedik bilginin sunulmasının ardından Risâle i Zikrullah adlı eserinin tahlilini ve tercüme metnini içermektedir Zikir ve Semâ Hakkında Akşemseddîn in Risâle i Zikrullah adlı eserinin günümüz araştırmacıları ve okuyucularının istifadesine sunularak geniş kitleler tarafından tanınmasını amaçlamaktadır Hacı Bayram ı Velî nin en önemli halifelerinden biri olan Akşemddîn in Risâle i Zikrullah adlı eserde genel olarak tevhîd zikri ve fazileti cehrî zikir ve faydaları cehrî zikrin caiz oluşuna dair deliller cehrî zikri inkâr edenlerin getirdiği deliller ve bu delillerin eleştirisi semâ vecd tevâcüd raks gibi konular yer almaktadır Eser Akşemseddîn in İslami ilimler sahasındaki vukûfiyetini bir kez daha ortaya çıkarmaktadır

H Yayınları
15 yüzyılın önemli mutasavvıflarından Akşemseddîn bu eserde zikrin mahiyeti ve faziletleri cehrî zikrin caiz olduğuna dair Kur ân ve sünnet esaslı deliller vecd ve semânın mahiyeti gibi konulardan bahsediyor Peygamber s a v Allah Teâlâ nın şöyle buyurduğunu anlatmıştır Lâ ilâhe illallâh sözü benim kalemdir Her kim bu kaleye sığınırsa azabımdan emin olur Bu kalenin girişinde dört basamak söz konusudur İlk aşamada bu sözü sadece dil ile söyleyenler bulunur İkincisinde ise kalbinin sırrında içinde Allah tan başka düşünceler havâtır bulunurken dil ile zikredenler yer alır Üçüncü aşamada ise Lâ ilâhe illallâh zikri kalbine yerleşenler bulunur Bu aşamada Allah tan başka düşüncelerin kalpten çıkarılması zor değildir Dördüncü aşamada ise bu kalenin sahibi olan Allah kulun kalbini tamamen doldurur böylece kişinin kalbinde ne kendisi ne de zikri kalır Diğer bir deyişle zikreden kimse zikriyle birlikte fenâya erer ve neticede fenâsından da fenâya erecek kadar kendini kaybeder İşte ârifler fenâ tabiri ile bu hâli kastetmektedirler

H Yayınları
Akşemseddin tarafından kaleme alınan Zikir ve Sema Hakkında H Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Zikir ve Sema Hakkında Akşemseddin Kitap Özeti 15 yüzyılın önemli mutasavvıflarından Akşemseddîn bu eserde zikrin mahiyeti ve faziletleri cehrî zikrin caiz olduğuna dair Kurân ve sünnet esaslı deliller vecd ve semânın mahiyeti gibi konulardan bahsediyor Peygamber s a v Allah Teâlâ nın şöyle buyurduğunu anlatmıştır Lâ ilâhe illallâh sözü benim kalemdir Her kim bu kaleye sığınırsa azabımdan emin olur Bu kalenin girişinde dört basamak söz konusudur İlk aşamada bu sözü sadece dil ile söyleyenler bulunur İkincisinde ise kalbinin sırrında içinde Allah tan başka düşünceler havâtır bulunurken dil ile zikredenler yer alır Üçüncü aşamada ise Lâ ilâhe illallâh zikri kalbine yerleşenler bulunur Bu aşamada Allah tan başka düşüncelerin kalpten çıkarılması zor değildir Dördüncü aşamada ise bu kalenin sahibi olan Allah kulun kalbini tamamen doldurur böylece kişinin kalbinde ne kendisi ne de zikri kalır Diğer bir deyişle zikreden kimse zikriyle birlikte fenâya erer ve neticede fenâsından da fenâya erecek kadar kendini kaybeder İşte ârifler fenâ tabiri ile bu hâli kastetmektedirler Yayınevi H Yayınları Yazar Akşemseddin Sayfa 72 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Mayıs 2025 Barkod 9786057670335 Kategori Tasavvuf Mezhepler Tarikatlar

H Yayınları
15 yüzyılın önemli mutasavvıflarından Akşemseddîn bu eserde zikrin mahiyeti ve faziletleri cehrî zikrin caiz olduğuna dair Kur ân ve sünnet esaslı deliller vecd ve semânın mahiyeti gibi konulardan bahsediyor Peygamber s a v Allah Teâlâ nın şöyle buyurduğunu anlatmıştır Lâ ilâhe illallâh sözü benim kalemdir Her kim bu kaleye sığınırsa azabımdan emin olur Bu kalenin girişinde dört basamak söz konusudur İlk aşamada bu sözü sadece dil ile söyleyenler bulunur İkincisinde ise kalbinin sırrında içinde Allah tan başka düşünceler havâtır bulunurken dil ile zikredenler yer alır Üçüncü aşamada ise Lâ ilâhe illallâh zikri kalbine yerleşenler bulunur Bu aşamada Allah tan başka düşüncelerin kalpten çıkarılması zor değildir Dördüncü aşamada ise bu kalenin sahibi olan Allah kulun kalbini tamamen doldurur böylece kişinin kalbinde ne kendisi ne de zikri kalır Diğer bir deyişle zikreden kimse zikriyle birlikte fenâya erer ve neticede fenâsından da fenâya erecek kadar kendini kaybeder İşte ârifler fenâ tabiri ile bu hâli kastetmektedirler