Zilal — Semanur Kaya

Zilal
Semanur KayaDls Yayınları
Zilal
Semanur KayaKime gider bir insan bir acı ciğerini söküp aldıysa Annesine mi sevdiğine mi yoksa kardeşlerine mi Poyraz sevdiğine gitmeyi planlamıştı İyileşebilirdi belki eğer sevdiği Poyraz ın eskiden kardeşim dediği şimdilerde Poyraz ı acıya boğmaya yemin etmiş Giray la gitmeyi tercih etmeseydi Giray öz kardeşini öldürmüştü Poyraz ın Sevdiğinin de onunla gitmeyi tercih etmesi büsbütün karanlığa boğmuştu Poyraz ı Karasümen otel zincirlerinin veliahtlığından çıkarıp acılarını ve hırslarını attığı ve yediği yumrukların arasına gizleyen bir sokak dövüşçüsü yapmıştı onu Arapçada Gölge demek olan Zilâl adını vermişlerdi ona Boğulduğu gölgenin de karanlığın da ta kendisiydi artık O kadar alışmıştı ki Zilâl olmaya etrafında onun için çırpınan kim varsa görmüyordu Etrafındaki her şeyden uzaklaşmayı başarmıştı da beraber büyüdüğü o üç çocuk ah o üç çocuk asla gitmiyorlardı Yiğit Efe Anıl Poyraz dan geriye bir tek bunlar vardı Bir de Poyraz ın okulu Oradan uzaklaşamıyordu Çünkü okulu bitireceğine dair söz vermişti ölen kardeşine Poyraz olarak girdiği klinikten Zilâl olarak çıksa bile kardeşine yapabileceği son şey uğruna devam etmişti okuluna Eskisi gibi değil ama Yanında sadece üç adam elinde kara kalemi önünde kâğıdı Konuşmak yerine çiziyordu Sesi yoktu Gölgelerin sesi olmazdı zaten Gölgesine bastırdığı kara kalemiyle beyaz kâğıtlara anlatıyordu sadece Sırada oturmuş dertleşirken kâğıdıyla bir kız girdi sınıfa Sayha iri gözlü güzel kız Zilâl in kâğıtla dans eden kalemi durdu Bir an Sayha ne demek acaba dedi Ama olmaz Zilâl kalemiyle dertleşirken kalemi durmaz Zilâl aslında o an anlamıştı Ömrünün geri kalanında Sayha yla sınanacaktı Bir başka bakıyordu Sayha bir başka gülüyordu Sayha demek Çığlık demekmiş öğrenmişti Gölgenin Çığlığı olur mu hiç deyip duruyordu Zilâl ne kadar olmaz dese de olacaktı Çünkü insan kaderini kendi yazamazdı Bunu hepsi uzun bir yoldan geçerek öğrenecekti Gölgenin de çığlığı olurdu Zilâl in Sayha sı da Birbirine sımsıkı bağlı dört insanın sonsuz dostluğunun yanı sıra birbirine zıt iki karakterin sevgiyle iyileşmelerinin hikâyesini anlatıyor

DLS YAYINLARI
Kime gider bir insan bir acı ciğerini söküp aldıysa Annesine mi sevdiğine mi yoksa kardeşlerine mi Poyraz sevdiğine gitmeyi planlamıştı İyileşebilirdi belki eğer sevdiği Poyraz ın eskiden kardeşim dediği şimdilerde Poyraz ı acıya boğmaya yemin etmiş Giray la gitmeyi tercih etmeseydi Giray öz kardeşini öldürmüştü Poyraz ın Sevdiğinin de onunla gitmeyi tercih etmesi büsbütün karanlığa boğmuştu Poyraz ı Karasümen otel zincirlerinin veliahtlığından çıkarıp acılarını ve hırslarını attığı ve yediği yumrukların arasına gizleyen bir sokak dövüşçüsü yapmıştı onu Arapçada Gölge demek olan Zilâl adını vermişlerdi ona Boğulduğu gölgenin de karanlığın da ta kendisiydi artık O kadar alışmıştı ki Zilâl olmaya etrafında onun için çırpınan kim varsa görmüyordu Etrafındaki her şeyden uzaklaşmayı başarmıştı da beraber büyüdüğü o üç çocuk ah o üç çocuk asla gitmiyorlardı Yiğit Efe Anıl Poyraz dan geriye bir tek bunlar vardı Bir de Poyraz ın okulu Oradan uzaklaşamıyordu Çünkü okulu bitireceğine dair söz vermişti ölen kardeşine Poyraz olarak girdiği klinikten Zilâl olarak çıksa bile kardeşine yapabileceği son şey uğruna devam etmişti okuluna Eskisi gibi değil ama Yanında sadece üç adam elinde kara kalemi önünde kâğıdı Konuşmak yerine çiziyordu Sesi yoktu Gölgelerin sesi olmazdı zaten Gölgesine bastırdığı kara kalemiyle beyaz kâğıtlara anlatıyordu sadece Sırada oturmuş dertleşirken kâğıdıyla bir kız girdi sınıfa Sayha iri gözlü güzel kız Zilâl in kâğıtla dans eden kalemi durdu Bir an Sayha ne demek acaba dedi Ama olmaz Zilâl kalemiyle dertleşirken kalemi durmaz Zilâl aslında o an anlamıştı Ömrünün geri kalanında Sayha yla sınanacaktı Bir başka bakıyordu Sayha bir başka gülüyordu Sayha demek Çığlık demekmiş öğrenmişti Gölgenin Çığlığı olur mu hiç deyip duruyordu Zilâl ne kadar olmaz dese de olacaktı Çünkü insan kaderini kendi yazamazdı Bunu hepsi uzun bir yoldan geçerek öğrenecekti Gölgenin de çığlığı olurdu Zilâl in Sayha sı da Birbirine sımsıkı bağlı dört insanın sonsuz dostluğunun yanı sıra birbirine zıt iki karakterin sevgiyle iyileşmelerinin hikâyesini anlatıyor

Dls Yayınları
Kime gider bir insan bir acı ciğerini söküp aldıysa Annesine mi sevdiğine mi yoksa kardeşlerine mi Poyraz sevdiğine gitmeyi planlamıştı İyileşebilirdi belki eğer sevdiği Poyraz ın eskiden kardeşim dediği şimdilerde Poyraz ı acıya boğmaya yemin etmiş Girayla gitmeyi tercih etmeseydi Giray öz kardeşini öldürmüştü Poyrazın Sevdiğinin de onunla gitmeyi tercih etmesi büsbütün karanlığa boğmuştu Poyraz ı Karasümen otel zincirlerinin veliahtlığından çıkarıp acılarını ve hırslarını attığı ve yediği yumrukların arasına gizleyen bir sokak dövüşçüsü yapmıştı onu Arapçada Gölge demek olan Zilâl adını vermişlerdi ona Boğulduğu gölgenin de karanlığın da ta kendisiydi artık O kadar alışmıştı ki Zilâl olmaya etrafında onun için çırpınan kim varsa görmüyordu Etrafındaki her şeyden uzaklaşmayı başarmıştı da beraber büyüdüğü o üç çocuk ah o üç çocuk asla gitmiyorlardı Yiğit Efe Anıl Poyraz dan geriye bir tek bunlar vardı Bir de Poyrazın okulu Oradan uzaklaşamıyordu Çünkü okulu bitireceğine dair söz vermişti ölen kardeşine Poyraz olarak girdiği klinikten Zilâl olarak çıksa bile kardeşine yapabileceği son şey uğruna devam etmişti okuluna Eskisi gibi değil ama Yanında sadece üç adam elinde kara kalemi önünde kâğıdı Konuşmak yerine çiziyordu Sesi yoktu Gölgelerin sesi olmazdı zaten Gölgesine bastırdığı kara kalemiyle beyaz kâğıtlara anlatıyordu sadece Sırada oturmuş dertleşirken kâğıdıyla bir kız girdi sınıfa Sayha iri gözlü güzel kız Zilâl in kâğıtla dans eden kalemi durdu Bir an Sayha ne demek acaba dedi Ama olmaz Zilâl kalemiyle dertleşirken kalemi durmaz Zilâl aslında o an anlamıştı Ömrünün geri kalanında Sayha yla sınanacaktı Bir başka bakıyordu Sayha bir başka gülüyordu Sayha demek Çığlık demekmiş öğrenmişti Gölgenin Çığlığı olur mu hiç deyip duruyordu Zilâl ne kadar olmaz dese de olacaktı Çünkü insan kaderini kendi yazamazdı Bunu hepsi uzun bir yoldan geçerek öğrenecekti Gölgenin de çığlığı olurdu Zilâl in Sayha sı da Birbirine sımsıkı bağlı dört insanın sonsuz dostluğunun yanı sıra birbirine zıt iki karakterin sevgiyle iyileşmelerinin hikâyesini anlatıyor

Dls Yayınları
Kime gider bir insan bir acı ciğerini söküp aldıysa Annesine mi sevdiğine mi yoksa kardeşlerine mi Poyraz sevdiğine gitmeyi planlamıştı İyileşebilirdi belki eğer sevdiği Poyraz ın eskiden kardeşim dediği şimdilerde Poyraz ı acıya boğmaya yemin etmiş Giray la gitmeyi tercih etmeseydi Giray öz kardeşini öldürmüştü Poyraz ın Sevdiğinin de onunla gitmeyi tercih etmesi büsbütün karanlığa boğmuştu Poyraz ı Karasümen otel zincirlerinin veliahtlığından çıkarıp acılarını ve hırslarını attığı ve yediği yumrukların arasına gizleyen bir sokak dövüşçüsü yapmıştı onu Arapçada Gölge demek olan Zilâl adını vermişlerdi ona Boğulduğu gölgenin de karanlığın da ta kendisiydi artık O kadar alışmıştı ki Zilâl olmaya etrafında onun için çırpınan kim varsa görmüyordu Etrafındaki her şeyden uzaklaşmayı başarmıştı da beraber büyüdüğü o üç çocuk ah o üç çocuk asla gitmiyorlardı Yiğit Efe Anıl Poyraz dan geriye bir tek bunlar vardı Bir de Poyraz ın okulu Oradan uzaklaşamıyordu Çünkü okulu bitireceğine dair söz vermişti ölen kardeşine Poyraz olarak girdiği klinikten Zilâl olarak çıksa bile kardeşine yapabileceği son şey uğruna devam etmişti okuluna Eskisi gibi değil ama Yanında sadece üç adam elinde kara kalemi önünde kâğıdı Konuşmak yerine çiziyordu Sesi yoktu Gölgelerin sesi olmazdı zaten Gölgesine bastırdığı kara kalemiyle beyaz kâğıtlara anlatıyordu sadece Sırada oturmuş dertleşirken kâğıdıyla bir kız girdi sınıfa Sayha iri gözlü güzel kız Zilâl in kâğıtla dans eden kalemi durdu Bir an Sayha ne demek acaba dedi Ama olmaz Zilâl kalemiyle dertleşirken kalemi durmaz Zilâl aslında o an anlamıştı Ömrünün geri kalanında Sayha yla sınanacaktı Bir başka bakıyordu Sayha bir başka gülüyordu Sayha demek Çığlık demekmiş öğrenmişti Gölgenin Çığlığı olur mu hiç deyip duruyordu Zilâl ne kadar olmaz dese de olacaktı Çünkü insan kaderini kendi yazamazdı Bunu hepsi uzun bir yoldan geçerek öğrenecekti Gölgenin de çığlığı olurdu Zilâl in Sayha s

Dls
Kime gider bir insan bir acı ciğerini söküp aldıysa Annesine mi sevdiğine mi yoksa kardeşlerine mi Poyraz sevdiğine gitmeyi planlamıştı İyileşebilirdi belki eğer sevdiği Poyraz ın eskiden kardeşim dediği şimdilerde Poyraz ı acıya boğmaya yemin etmiş Giray la gitmeyi tercih etmeseydi Giray öz kardeşini öldürmüştü Poyraz ın Sevdiğinin de onunla gitmeyi tercih etmesi büsbütün karanlığa boğmuştu Poyraz ı Karasümen otel zincirlerinin veliahtlığından çıkarıp acılarını ve hırslarını attığı ve yediği yumrukların arasına gizleyen bir sokak dövüşçüsü yapmıştı onu Arapçada Gölge demek olan Zilâl adını vermişlerdi ona Boğulduğu gölgenin de karanlığın da ta kendisiydi artık O kadar alışmıştı ki Zilâl olmaya etrafında onun için çırpınan kim varsa görmüyordu Etrafındaki her şeyden uzaklaşmayı başarmıştı da beraber büyüdüğü o üç çocuk ah o üç çocuk asla gitmiyorlardı Yiğit Efe Anıl Poyraz dan geriye bir tek bunlar vardı Bir de Poyraz ın okulu Oradan uzaklaşamıyordu Çünkü okulu bitireceğine dair söz vermişti ölen kardeşine Poyraz olarak girdiği klinikten Zilâl olarak çıksa bile kardeşine yapabileceği son şey uğruna devam etmişti okuluna Eskisi gibi değil ama Yanında sadece üç adam elinde kara kalemi önünde kâğıdı Konuşmak yerine çiziyordu Sesi yoktu Gölgelerin sesi olmazdı zaten Gölgesine bastırdığı kara kalemiyle beyaz kâğıtlara anlatıyordu sadece Sırada oturmuş dertleşirken kâğıdıyla bir kız girdi sınıfa Sayha iri gözlü güzel kız Zilâl in kâğıtla dans eden kalemi durdu Bir an Sayha ne demek acaba dedi Ama olmaz Zilâl kalemiyle dertleşirken kalemi durmaz Zilâl aslında o an anlamıştı Ömrünün geri kalanında Sayha yla sınanacaktı Bir başka bakıyordu Sayha bir başka gülüyordu Sayha demek Çığlık demekmiş öğrenmişti Gölgenin Çığlığı olur mu hiç deyip duruyordu Zilâl ne kadar olmaz dese de olacaktı Çünkü insan kaderini kendi yazamazdı Bunu hepsi uzun bir yoldan geçerek öğrenecekti Gölgenin de çığlığı olurdu Zilâl in Sayha sı da Birbirine sımsıkı bağlı dört insanın sonsuz dostluğunun yanı sıra birbirine zıt iki karakterin sevgiyle iyileşmelerinin hikâyesini anlatıyor

Dls Yayınları
Kime gider bir insan bir acı ciğerini söküp aldıysa Annesine mi sevdiğine mi yoksa kardeşlerine mi Poyraz sevdiğine gitmeyi planlamıştı İyileşebilirdi belki eğer sevdiği Poyraz ın eskiden kardeşim dediği şimdilerde Poyraz ı acıya boğmaya yemin etmiş Giray la gitmeyi tercih etmeseydi Giray öz kardeşini öldürmüştü Poyraz ın Sevdiğinin de onunla gitmeyi tercih etmesi büsbütün karanlığa boğmuştu Poyraz ı Karasümen otel zincirlerinin veliahtlığından çıkarıp acılarını ve hırslarını attığı ve yediği yumrukların arasına gizleyen bir sokak dövüşçüsü yapmıştı onu Arapçada Gölge demek olan Zilâl adını vermişlerdi ona Boğulduğu gölgenin de karanlığın da ta kendisiydi artık O kadar alışmıştı ki Zilâl olmaya etrafında onun için çırpınan kim varsa görmüyordu Etrafındaki her şeyden uzaklaşmayı başarmıştı da beraber büyüdüğü o üç çocuk ah o üç çocuk asla gitmiyorlardı Yiğit Efe Anıl Poyraz dan geriye bir tek bunlar vardı Bir de Poyraz ın okulu Oradan uzaklaşamıyordu Çünkü okulu bitireceğine dair söz vermişti ölen kardeşine Poyraz olarak girdiği klinikten Zilâl olarak çıksa bile kardeşine yapabileceği son şey uğruna devam etmişti okuluna Eskisi gibi değil ama Yanında sadece üç adam elinde kara kalemi önünde kâğıdı Konuşmak yerine çiziyordu Sesi yoktu Gölgelerin sesi olmazdı zaten Gölgesine bastırdığı kara kalemiyle beyaz kâğıtlara anlatıyordu sadece Sırada oturmuş dertleşirken kâğıdıyla bir kız girdi sınıfa Sayha iri gözlü güzel kız Zilâl in kâğıtla dans eden kalemi durdu Bir an Sayha ne demek acaba dedi Ama olmaz Zilâl kalemiyle dertleşirken kalemi durmaz Zilâl aslında o an anlamıştı Ömrünün geri kalanında Sayha yla sınanacaktı Bir başka bakıyordu Sayha bir başka gülüyordu Sayha demek Çığlık demekmiş öğrenmişti Gölgenin Çığlığı olur mu hiç deyip duruyordu Zilâl ne kadar olmaz dese de olacaktı Çünkü insan kaderini kendi yazamazdı Bunu hepsi uzun bir yoldan geçerek öğrenecekti Gölgenin de çığlığı olurdu Zilâl in Sayha sı da Birbirine sımsıkı bağlı dört insanın sonsuz dostluğunun yanı sıra birbirine zıt iki karakterin sevgiyle iyileşmelerinin hikâyesini anlatıyor