Zimon Bavyer in Davası Fesih — Bilgehan Taha Solak

Zimon Bavyer in Davası Fesih
Bilgehan Taha SolakHece Yayınları
Zimon Bavyer in Davası Fesih
Bilgehan Taha SolakZimon bir itirafın eşiğinde olduğunu hissediyordu Bu zamana kadar bu eşiği atlamak istememiş kendisine yalandan tümsekler bulmuş sözüm ona eşiğe her yaklaştığında ayakları bunlara takılmıştı Ancak kendisine acıdan başka bir şey getirmeyen onca tökezlemeye rağmen anladı ki o eşikten kaçabilmek mümkün değildi Zira yine her zaman olduğu yerde bir adım önünde duruyordu İşte o zaman itiraf etmeye karar verdi Bir çukura düşmüştü ve bu en basit açıklamasıyla çukurun düşülebilir olmasından kaynaklanıyordu Çukur kapatılmıştı çünkü pek çoğu gibi üstü kapatılabilir bir çukurdu Ortada terörist falan yoktu ama Devlet vardı Bütün o kutsal gücüyle malum çukuru kapatmıştı lakin yerine bambaşka bir çukur yaratmıştı İçinde dinmek bilmeyen bir yangının alevlerinin yükseldiği bir çukur Çünkü kutsallık bu kadar kırılgandı Zimon Bavyer çukurun ta kendisiydi Bilgehan Taha Solak bu romanında varlık amacı bireyin güvenliğini sağlamak olan devlete tam da bu noktadan yani zayıf karnından felsefi anlamda bir saldırıda bulunuyor Zimon Bavyer in tahayyülündeki kutsal devletin iplik iplik çözülüşü ve sarsılan anlam dünyası sayesinde vücut bulan bireyselliği onu kaçınılmaz bir kararın eşiğine sürüklüyor

Hece Yayınları
Zimon bir itirafın eşiğinde olduğunu hissediyordu Bu zamana kadar bu eşiği atlamak istememiş kendisine yalandan tümsekler bulmuş sözüm ona eşiğe her yaklaştığında ayakları bunlara takılmıştı Ancak kendisine acıdan başka bir şey getirmeyen onca tökezlemeye rağmen anladı ki o eşikten kaçabilmek mümkün değildi Zira yine her zaman olduğu yerde bir adım önünde duruyordu İşte o zaman itiraf etmeye karar verdi Bir çukura düşmüştü ve bu en basit açıklamasıyla çukurun düşülebilir olmasından kaynaklanıyordu Çukur kapatılmıştı çünkü pek çoğu gibi üstü kapatılabilir bir çukurdu Ortada terörist falan yoktu ama Devlet vardı Bütün o kutsal gücüyle malum çukuru kapatmıştı lakin yerine bambaşka bir çukur yaratmıştı İçinde dinmek bilmeyen bir yangının alevlerinin yükseldiği bir çukur Çünkü kutsallık bu kadar kırılgandı Zimon Bavyer çukurun ta kendisiydi Bilgehan Taha Solak bu romanında varlık amacı bireyin güvenliğini sağlamak olan devlete tam da bu noktadan yani zayıf karnından felsefi anlamda bir saldırıda bulunuyor Zimon Bavyer in tahayyülündeki kutsal devletin iplik iplik çözülüşü ve sarsılan anlam dünyası sayesinde vücut bulan bireyselliği onu kaçınılmaz bir kararın eşiğine sürüklüyor Tanıtım Bülteninden

Hece Yayınları
Zimon bir itirafın eşiğinde olduğunu hissediyordu Bu zamana kadar bu eşiği atlamak istememiş kendisine yalandan tümsekler bulmuş sözüm ona eşiğe her yaklaştığında ayakları bunlara takılmıştı Ancak kendisine acıdan başka bir şey getirmeyen onca tökezlemeye rağmen anladı ki o eşikten kaçabilmek mümkün değildi Zira yine her zaman olduğu yerde bir adım önünde duruyordu İşte o zaman itiraf etmeye karar verdi Bir çukura düşmüştü ve bu en basit açıklamasıyla çukurun düşülebilir olmasından kaynaklanıyordu Çukur kapatılmıştı çünkü pek çoğu gibi üstü kapatılabilir bir çukurdu Ortada terörist falan yoktu ama Devlet vardı Bütün o kutsal gücüyle malum çukuru kapatmıştı lakin yerine bambaşka bir çukur yaratmıştı İçinde dinmek bilmeyen bir yangının alevlerinin yükseldiği bir çukur Çünkü kutsallık bu kadar kırılgandı Zimon Bavyer çukurun ta kendisiydi Bilgehan Taha Solak bu romanında varlık amacı bireyin güvenliğini sağlamak olan devlete tam da bu noktadan yani zayıf karnından felsefi anlamda bir saldırıda bulunuyor Zimon Bavyer in tahayyülündeki kutsal devletin iplik iplik çözülüşü ve sarsılan anlam dünyası sayesinde vücut bulan bireyselliği onu kaçınılmaz bir kararın eşiğine sürüklüyor

Hece Yayınları
Zimon bir itirafın eşiğinde olduğunu hissediyordu Bu zamana kadar bu eşiği atlamak istememiş kendisine yalandan tümsekler bulmuş sözüm ona eşiğe her yaklaştığında ayakları bunlara takılmıştı Ancak kendisine acıdan başka bir şey getirmeyen onca tökezlemeye rağmen anladı ki o eşikten kaçabilmek mümkün değildi Zira yine her zaman olduğu yerde bir adım önünde duruyordu İşte o zaman itiraf etmeye karar verdi Bir çukura düşmüştü ve bu en basit açıklamasıyla çukurun düşülebilir olmasından kaynaklanıyordu Çukur kapatılmıştı çünkü pek çoğu gibi üstü kapatılabilir bir çukurdu Ortada terörist falan yoktu ama Devlet vardı Bütün o kutsal gücüyle malum çukuru kapatmıştı lakin yerine bambaşka bir çukur yaratmıştı İçinde dinmek bilmeyen bir yangının alevlerinin yükseldiği bir çukur Çünkü kutsallık bu kadar kırılgandı Zimon Bavyer çukurun ta kendisiydi Bilgehan Taha Solak bu romanında varlık amacı bireyin güvenliğini sağlamak olan devlete tam da bu noktadan yani zayıf karnından felsefi anlamda bir saldırıda bulunuyor Zimon Bavyer in tahayyülündeki kutsal devletin iplik iplik çözülüşü ve sarsılan anlam dünyası sayesinde vücut bulan bireyselliği onu kaçınılmaz bir kararın eşiğine sürüklüyor

Hece Yayınları
Zimon bir itirafın eşiğinde olduğunu hissediyordu Bu zamana kadar bu eşiği atlamak istememiş kendisine yalandan tümsekler bulmuş sözüm ona eşiğe her yaklaştığında ayakları bunlara takılmıştı Ancak kendisine acıdan başka bir şey getirmeyen onca tökezlemeye rağmen anladı ki o eşikten kaçabilmek mümkün değildi Zira yine her zaman olduğu yerde bir adım önünde duruyordu İşte o zaman itiraf etmeye karar verdi Bir çukura düşmüştü ve bu en basit açıklamasıyla çukurun düşülebilir olmasından kaynaklanıyordu Çukur kapatılmıştı çünkü pek çoğu gibi üstü kapatılabilir bir çukurdu Ortada terörist falan yoktu ama Devlet vardı Bütün o kutsal gücüyle malum çukuru kapatmıştı lakin yerine bambaşka bir çukur yaratmıştı İçinde dinmek bilmeyen bir yangının alevlerinin yükseldiği bir çukur Çünkü kutsallık bu kadar kırılgandı Zimon Bavyer çukurun ta kendisiydi Bilgehan Taha Solak bu romanında varlık amacı bireyin güvenliğini sağlamak olan devlete tam da bu noktadan yani zayıf karnından felsefi anlamda bir saldırıda bulunuyor Zimon Bavyer in tahayyülündeki kutsal devletin iplik iplik çözülüşü ve sarsılan anlam dünyası sayesinde vücut bulan bireyselliği onu kaçınılmaz bir kararın eşiğine sürüklüyor

Hece Yayınları
Zimon bir itirafın eşiğinde olduğunu hissediyordu Bu zamana kadar bu eşiği atlamak istememiş kendisine yalandan tümsekler bulmuş sözüm ona eşiğe her yaklaştığında ayakları bunlara takılmıştı Ancak kendisine acıdan başka bir şey getirmeyen onca tökezlemeye rağmen anladı ki o eşikten kaçabilmek mümkün değildi Zira yine her zaman olduğu yerde bir adım önünde duruyordu İşte o zaman itiraf etmeye karar verdi Bir çukura düşmüştü ve bu en basit açıklamasıyla çukurun düşülebilir olmasından kaynaklanıyordu Çukur kapatılmıştı çünkü pek çoğu gibi üstü kapatılabilir bir çukurdu Ortada terörist falan yoktu ama Devlet vardı Bütün o kutsal gücüyle malum çukuru kapatmıştı lakin yerine bambaşka bir çukur yaratmıştı İçinde dinmek bilmeyen bir yangının alevlerinin yükseldiği bir çukur Çünkü kutsallık bu kadar kırılgandı Zimon Bavyer çukurun ta kendisiydi Bilgehan Taha Solak bu romanında varlık amacı bireyin güvenliğini sağlamak olan devlete tam da bu noktadan yani zayıf karnından felsefi anlamda bir saldırıda bulunuyor Zimon Bavyer in tahayyülündeki kutsal devletin iplik iplik çözülüşü ve sarsılan anlam dünyası sayesinde vücut bulan bireyselliği onu kaçınılmaz bir kararın eşiğine sürüklüyor

Hece Yayınları
Zimon bir itirafın eşiğinde olduğunu hissediyordu Bu zamana kadar bu eşiği atlamak istememiş kendisine yalandan tümsekler bulmuş sözüm ona eşiğe her yaklaştığında ayakları bunlara takılmıştı Ancak kendisine acıdan başka bir şey getirmeyen onca tökezlemeye rağmen anladı ki o eşikten kaçabilmek mümkün değildi Zira yine her zaman olduğu yerde bir adım önünde duruyordu İşte o zaman itiraf etmeye karar verdi Bir çukura düşmüştü ve bu en basit açıklamasıyla çukurun düşülebilir olmasından kaynaklanıyordu Çukur kapatılmıştı çünkü pek çoğu gibi üstü kapatılabilir bir çukurdu Ortada terörist falan yoktu ama Devlet vardı Bütün o kutsal gücüyle malum çukuru kapatmıştı lakin yerine bambaşka bir çukur yaratmıştı İçinde dinmek bilmeyen bir yangının alevlerinin yükseldiği bir çukur Çünkü kutsallık bu kadar kırılgandı Zimon Bavyer çukurun ta kendisiydi Bilgehan Taha Solak bu romanında varlık amacı bireyin güvenliğini sağlamak olan devlete tam da bu noktadan yani zayıf karnından felsefi anlamda bir saldırıda bulunuyor Zimon Bavyer in tahayyülündeki kutsal devletin iplik iplik çözülüşü ve sarsılan anlam dünyası sayesinde vücut bulan bireyselliği onu kaçınılmaz bir kararın eşiğine sürüklüyor

Hece
Zimon bir itirafın eşiğinde olduğunu hissediyordu Bu zamana kadar bu eşiği atlamak istememiş kendisine yalandan tümsekler bulmuş sözüm ona eşiğe her yaklaştığında ayakları bunlara takılmıştı Ancak kendisine acıdan başka bir şey getirmeyen onca tökezlemeye rağmen anladı ki o eşikten kaçabilmek mümkün değildi Zira yine her zaman olduğu yerde bir adım önünde duruyordu İşte o zaman itiraf etmeye karar verdi Bir çukura düşmüştü ve bu en basit açıklamasıyla çukurun düşülebilir olmasından kaynaklanıyordu Çukur kapatılmıştı çünkü pek çoğu gibi üstü kapatılabilir bir çukurdu Ortada terörist falan yoktu ama Devlet vardı Bütün o kutsal gücüyle malum çukuru kapatmıştı lakin yerine bambaşka bir çukur yaratmıştı İçinde dinmek bilmeyen bir yangının alevlerinin yükseldiği bir çukur Çünkü kutsallık bu kadar kırılgandı Zimon Bavyer çukurun ta kendisiydi Bilgehan Taha Solak bu romanında varlık amacı bireyin güvenliğini sağlamak olan devlete tam da bu noktadan yani zayıf karnından felsefi anlamda bir saldırıda bulunuyor Zimon Bavyer in tahayyülündeki kutsal devletin iplik iplik çözülüşü ve sarsılan anlam dünyası sayesinde vücut bulan bireyselliği onu kaçınılmaz bir kararın eşiğine sürüklüyor