MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Zula dan — Akın Gülhan

Zula dan
106,50
ŞiirŞiir Yerli

Zula dan

Akın Gülhan

İndex Yayınları

202598 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap AmbarıEn ucuz

Zula dan

Akın Gülhan

Atmacaların ve Şahinlerin gökyüzüne meydan okuduğu Karadeniz in yemyeşil ücra bir Laz Köyünden yola çıktı yüreğim Kemençe ve Tulum un yanık sesiyle yoğrulmuş şehvetle horon oynayan çay ve fındık parasından mucize yaratan Hopa Arhavi Fındıklı Borçka Ardeşen Pazar ve adını sayamadığım Karadeniz in küçük kasabalarında dizleri ve omuzları yük taşımaktan aşınmış gurbetçi emekçi yağmura tutsak şehrin insanları içinde büyüdüm Gaz lambasına ve kara lastik pabuçlarına elveda diyen ekmek kavgası uğruna asırlık baba ocaklarından gözü arkada ayrılan genç yaşta kansere yenik düşen canlarını toprağa emanet eden göçlerin yolcusu Lazlar Hemşinliler Gürcü ler Doğu Karadenizliler Suyu satılan ağacı kesilen üç kuruşa peşkeş canım memleketimin asi ve gururlu insanları Aynı kaderi paylaştığım sizler gibi ben de dağların sise boğulduğu yağmurlu bir havada terk ettim memleketi Cebimde diplomam ve bozuk şivemle çıktım bu yola Kulağımda babamın kemençesinden çıkan nağmelerle geçtim boğaz köprüsünü ve merhaba dedim İstanbul a O cilveli nazlı kıza Aslında kaçmak istemiştim yağmurdan yalnızlıktan Ama nereden bilebilirdim ki bir gün hasret kalacağım memleket yağmuruna Kemençe ile Tulum a Hiç hesapta yokken adına şiir yazdım bu dibi delik ayrılıkların başkentine Özlemi İhaneti kavgayı adaletsizliği gördüm yaşadım İstanbul da Oysaki ne kadar huzurluydum o küçük kasabamda Tanıtım Bülteninden

Kitap Yurdu
107,25

İNDEX YAYINLARI

12.05.202598 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Atmacaların ve Şahinlerin gökyüzüne meydan okuduğu Karadeniz in yemyeşil ücra bir Laz Köyünden yola çıktı yüreğim Kemençe ve Tulum un yanık sesiyle yoğrulmuş şehvetle horon oynayan çay ve fındık parasından mucize yaratan Hopa Arhavi Fındıklı Borçka Ardeşen Pazar ve adını sayamadığım Karadeniz in küçük kasabalarında dizleri ve omuzları yük taşımaktan aşınmış gurbetçi emekçi yağmura tutsak şehrin insanları içinde büyüdüm Gaz lambasına ve kara lastik pabuçlarına elveda diyen ekmek kavgası uğruna asırlık baba ocaklarından gözü arkada ayrılan genç yaşta kansere yenik düşen canlarını toprağa emanet eden göçlerin yolcusu Lazlar Hemşinliler Gürcü ler Doğu Karadenizliler Suyu satılan ağacı kesilen üç kuruşa peşkeş canım memleketimin asi ve gururlu insanları Aynı kaderi paylaştığım sizler gibi ben de dağların sise boğulduğu yağmurlu bir havada terk ettim memleketi Cebimde diplomam ve bozuk şivemle çıktım bu yola Kulağımda babamın kemençesinden çıkan nağmelerle geçtim boğaz köprüsünü ve merhaba dedim İstanbul a O cilveli nazlı kıza Aslında kaçmak istemiştim yağmurdan yalnızlıktan Ama nereden bilebilirdim ki bir gün hasret kalacağım memleket yağmuruna Kemençe ile Tulum a Hiç hesapta yokken adına şiir yazdım bu dibi delik ayrılıkların başkentine Özlemi İhaneti kavgayı adaletsizliği gördüm yaşadım İstanbul da Oysaki ne kadar huzurluydum o küçük kasabamda

Kitap Sepeti
114,00

İndex Yayınları

202598 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Atmacaların ve Şahinlerin gökyüzüne meydan okuduğu Karadeniz in yemyeşil ücra bir Laz Köyünden yola çıktı yüreğim Kemençe ve Tulum un yanık sesiyle yoğrulmuş şehvetle horon oynayan çay ve fındık parasından mucize yaratan Hopa Arhavi Fındıklı Borçka Ardeşen Pazar ve adını sayamadığım Karadeniz in küçük kasabalarında dizleri ve omuzları yük taşımaktan aşınmış gurbetçi emekçi yağmura tutsak şehrin insanları içinde büyüdüm Gaz lambasına ve kara lastik pabuçlarına elveda diyen ekmek kavgası uğruna asırlık baba ocaklarından gözü arkada ayrılan genç yaşta kansere yenik düşen canlarını toprağa emanet eden göçlerin yolcusu Lazlar Hemşinliler Gürcü ler Doğu Karadenizliler Suyu satılan ağacı kesilen üç kuruşa peşkeş canım memleketimin asi ve gururlu insanları Aynı kaderi paylaştığım sizler gibi ben de dağların sise boğulduğu yağmurlu bir havada terk ettim memleketi Cebimde diplomam ve bozuk şivemle çıktım bu yola Kulağımda babamın kemençesinden çıkan nağmelerle geçtim boğaz köprüsünü ve merhaba dedim İstanbul a O cilveli nazlı kıza Aslında kaçmak istemiştim yağmurdan yalnızlıktan Ama nereden bilebilirdim ki bir gün hasret kalacağım memleket yağmuruna Kemençe ile Tulum a Hiç hesapta yokken adına şiir yazdım bu dibi delik ayrılıkların başkentine Özlemi İhaneti kavgayı adaletsizliği gördüm yaşadım İstanbul da Oysaki ne kadar huzurluydum o küçük kasabamda

Nobel Kitap
127,50

İndex Yayınları

202598 sf.
Nobel Kitap

Atmacaların ve Şahinlerin gökyüzüne meydan okuduğu Karadeniz in yemyeşil ücra bir Laz Köyünden yola çıktı yüreğim Kemençe ve Tulum un yanık sesiyle yoğrulmuş şehvetle horon oynayan çay ve fındık parasından mucize yaratan Hopa Arhavi Fındıklı Borçka Ardeşen Pazar ve adını sayamadığım Karadeniz in küçük kasabalarında dizleri ve omuzları yük taşımaktan aşınmış gurbetçi emekçi yağmura tutsak şehrin insanları içinde büyüdüm Gaz lambasına ve kara lastik pabuçlarına elveda diyen ekmek kavgası uğruna asırlık baba ocaklarından gözü arkada ayrılan genç yaşta kansere yenik düşen canlarını toprağa emanet eden göçlerin yolcusu Lazlar Hemşinliler Gürcü ler Doğu Karadenizliler Suyu satılan ağacı kesilen üç kuruşa peşkeş canım memleketimin asi ve gururlu insanları Aynı kaderi paylaştığım sizler gibi ben de dağların sise boğulduğu yağmurlu bir havada terk ettim memleketi Cebimde diplomam ve bozuk şivemle çıktım bu yola Kulağımda babamın kemençesinden çıkan nağmelerle geçtim boğaz köprüsünü ve merhaba dedim İstanbul a O cilveli nazlı kıza Aslında kaçmak istemiştim yağmurdan yalnızlıktan Ama nereden bilebilirdim ki bir gün hasret kalacağım memleket yağmuruna Kemençe ile Tulum a Hiç hesapta yokken adına şiir yazdım bu dibi delik ayrılıkların başkentine Özlemi İhaneti kavgayı adaletsizliği gördüm yaşadım İstanbul da Oysaki ne kadar huzurluydum o küçük kasabamda

Şehadet Kitap
150,00

İndex Yayınları

202598 sf.
Şehadet Kitap

Atmacaların ve Şahinlerin gökyüzüne meydan okuduğu Karadeniz in yemyeşil ücra bir Laz Köyünden yola çıktı yüreğim Kemençe ve Tulum un yanık sesiyle yoğrulmuş şehvetle horon oynayan çay ve fındık parasından mucize yaratan Hopa Arhavi Fındıklı Borçka Ardeşen Pazar ve adını sayamadığım Karadeniz in küçük kasabalarında dizleri ve omuzları yük taşımaktan aşınmış gurbetçi emekçi yağmura tutsak şehrin insanları içinde büyüdüm Gaz lambasına ve kara lastik pabuçlarına elveda diyen ekmek kavgası uğruna asırlık baba ocaklarından gözü arkada ayrılan genç yaşta kansere yenik düşen canlarını toprağa emanet eden göçlerin yolcusu Lazlar Hemşinliler Gürcü ler Doğu Karadenizliler Suyu satılan ağacı kesilen üç kuruşa peşkeş canım memleketimin asi ve gururlu insanları Aynı kaderi paylaştığım sizler gibi ben de dağların sise boğulduğu yağmurlu bir havada terk ettim memleketi Cebimde diplomam ve bozuk şivemle çıktım bu yola Kulağımda babamın kemençesinden çıkan nağmelerle geçtim boğaz köprüsünü ve merhaba dedim İstanbul a O cilveli nazlı kıza Aslında kaçmak istemiştim yağmurdan yalnızlıktan Ama nereden bilebilirdim ki bir gün hasret kalacağım memleket yağmuruna Kemençe ile Tulum a Hiç hesapta yokken adına şiir yazdım bu dibi delik ayrılıkların başkentine Özlemi İhaneti kavgayı adaletsizliği gördüm yaşadım İstanbul da Oysaki ne kadar huzurluydum o küçük kasabamda

Ekin Kitap
150,00

İndex Yayınları

Nisan 202598 sf.
Ekin Kitap

Atmacaların ve Şahinlerin gökyüzüne meydan okuduğu Karadeniz in yemyeşil ücra bir Laz Köyünden yola çıktı yüreğim Kemençe ve Tulum un yanık sesiyle yoğrulmuş şehvetle horon oynayan çay ve fındık parasından mucize yaratan Hopa Arhavi Fındıklı Borçka Ardeşen Pazar ve adını sayamadığım Karadeniz in küçük kasabalarında dizleri ve omuzları yük taşımaktan aşınmış gurbetçi emekçi yağmura tutsak şehrin insanları içinde büyüdüm Gaz lambasına ve kara lastik pabuçlarına elveda diyen ekmek kavgası uğruna asırlık baba ocaklarından gözü arkada ayrılan genç yaşta kansere yenik düşen canlarını toprağa emanet eden göçlerin yolcusu Lazlar Hemşinliler Gürcü ler Doğu Karadenizliler Suyu satılan ağacı kesilen üç kuruşa peşkeş canım memleketimin asi ve gururlu insanları Aynı kaderi paylaştığım sizler gibi ben de dağların sise boğulduğu yağmurlu bir havada terk ettim memleketi Cebimde diplomam ve bozuk şivemle çıktım bu yola Kulağımda babamın kemençesinden çıkan nağmelerle geçtim boğaz köprüsünü ve merhaba dedim İstanbul a O cilveli nazlı kıza Aslında kaçmak istemiştim yağmurdan yalnızlıktan Ama nereden bilebilirdim ki bir gün hasret kalacağım memleket yağmuruna Kemençe ile Tulum a Hiç hesapta yokken adına şiir yazdım bu dibi delik ayrılıkların başkentine Özlemi İhaneti kavgayı adaletsizliği gördüm yaşadım İstanbul da Oysaki ne kadar huzurluydum o küçük kasabamda